Haberler Taşkesenlioğlu’nun meclis konuşması

Taşkesenlioğlu’nun meclis konuşması

Taşkesenlioğlu’nun meclis konuşması Türkiye'nin İstiklali İstikbali ve İstikrarı için Cumhurbaşkanlığı Sistemi

AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu, bugün TBMM'de gündem dışı konuşma gerçekleştirdi. 'Türkiye'nin İstiklali İstikbali ve İstikrarı için Cumhurbaşkanlığı Sistemi' konusunda söz alan Taşkesenlioğlu, “Gazi meclisin üstlendiği bu tarihi görev ile milletin emanetine sahip çıkarken bir yandan da sürecin sonunda yeniden millete söz hakkı vermesi, şer odaklarının engellerine rağmen referandum arefesindeyiz” şeklinde konuştu. Taşkesenlioğlu konuşmasına;

 

Ülkemiz, hem PKK, hem FETÖ ve hemde DAEŞ gibi terör örgütlerini bitirmeye and içen AK Parti hükümeti ve kolluk güçleriyle hem de Milli Cumhurbaşkanlığı sistemini kazandıracak halkımızla daha müreffeh bir geleceğe adım atmaya hazırlanmaktayız. Milletimiz, ülkenin inşası, ihyası ve Yeni Türkiye’nin doğuşuna devletiyle birlikte hazırlanmakta ve bu sürecin liderini de tıpkı 15 Temmuz’da olduğu gibi FETÖ ve darbecilere karşı tek bir söz ile harekete geçiren Cumhurbaşkanım Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı görmektedir. Türkiye’nin bağımsız ve milli bir devlet olarak istikrarla büyüyen bir geleceğe sahip olması yakındır.

 

Saygıdeğer başkan ve değerli milletvekilleri,

Özellikle 15 Temmuz sonrası yeni bir istiklal mücadelesinde olduğumuz bu dönemde kirli oyunlar oynayanlara karşı da sivil anayasa ve milli Cumhurbaşkanlığı sistemi ile ders vermiş olacağız. Bakınız anayasa değişikliği ile sözümona Türkiye’nin çıkarlarını düşünen ülkeler aba altından sopa göstermeye başladılar bile. Bu Yeni Türkiye Sisteminin, ülkenin dışarıya bağımlılığını koparacak olması nedeniyle bir telaş yaşanmaktadır. Hatırlayınız, 15 Temmuz Darbe girişimi ile kaybedenin Türkiye olması umuduyla daha aynı gece uluslararası alanda yapılan saygısızca açıklamaları ve bir türlü alınamayan sivil halka destek kararlarını… Türkiye’nin darbelerle yeniden ve yeniden şekillendirilmesine alışmış dış güçler son kozları olarak ellerinde kalan ’82 Anayasasının meydana getirdiği güçler karmaşası ortadan kaldırılmasının önüne geçerek ile istiklalini yeniden kazanmasını engellemeye çalışmaktadırlar. Bu istiklal mücadelesinde milli duruşumuzu bozmadıkça kazanan milletiyle bütünleşmiş devletimiz olacaktır.

 

 

 

İstiklalini garanti altına almış bir milletin her yönden istikrara kavuşması da kolaylaşacaktır. Yasama yönünden milletimiz artık parlamenter bir sistemin iş göremez raporunu vermiştir. Çok partili siyasi hayatta ki, 67 yıllık bir dönemde 20 seçim yapılmıştır. Yürütmede istikrar yine sağlanamamıştır. 94 yıllık Cumhuriyet tarihinde 65 hükümet kurulmuş ve ortalama 1,5 yıl ile ülkeyi yönetmişlerdir. Bu durumun en önemli sebeplerinden biri de yasama ile yürütmenin iç içe geçerek kuvvetler ayrılığı ilkesinin tam olarak uygulanamamasıdır. Yasama denetiminin zayıflığı ise istikrarsızlaştırma olarak geri dönmektedir. Yürütmede çift başlılık krizleri ise neredeyse çok partili dönemin her evresinde yaşanagelmiştir. Yargıda mahkemelerin tarafsızlığı, Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemlere yargı yolu açılması, siyasi sorumluluk yüklenmesi ve Kararnamelerin Anayasa Mahkemesinin denetimine tabi tutulması gibi yeni hükümlerin getirilmesi yargının çift başlı istikrarsızlığını engellemeye yöneliktir.  İdari reformlar artık sadece kırtasiyeciliğin azaltılması olarak değil yasama ve yürütme ilişkisinin yeniden yapılandırılmasını da amaçlar. Böylece idari reform yerine devlet reformu kavramı ön plana çıkacaktır. 

 

İstikrarsızlaştırma çalışmalarının maliyeti ise sonuç olarak halka çıkmakta ve ekonomik istikrarsızlık ve kriz olarak yaşanmaktadır. Milli cumhurbaşkanlığı sistemi güçlü iktidarı, hızlı ve etkin yönetim anlayışını hakim kılar. Cumhurbaşkanı yetkiyi doğrudan halktan alır ve yasamadaki milletvekili sayılarına bakmadan yani yasamadan bağımsız olarak yoluna devam eder. Sonuçta yasama ve yürütme ayrı ayrı kendi öz güçlerine kavuşurlar.

 

 

Tarih bilinci ile hareket eden ülkeler her daim geleceği daha iyi okuyabilmişlerdir. Siyaset Filozoflarının da dediği gibi Gelecek, Geçmişte saklıdır. Bu nedenle yakın tarihimize baktığımızda yaşanan sorunların aslında kişiler arasında yaşanan bir sorun olmadığı da açıktır. Sistemsel sorunun üstesinden gelebilecek bu değişiklikle, Türkiye Yakın Tarihinin en temel sorunu olan darbeler ve darbe girişimlerinin, istikrarsız yönetimlerin, ekonomik krizlerin önüne geçebilecek ve istiklalini garantiye almış istikrarlı Yeni Bir Türkiye’yi kazanmış olacağız. 

 

 

Zamanın hızla akıp gittiği günümüzde Türkiye’nin kaybedecek zamanı yoktur, ne tabulaştırılacak bir parlamenter sistemine ne de dogmalara ihtiyacımız vardır. Güçlü yasama, güçlü yürütme, güçlü devlet, güçlü millet ve sonuç olarak güçlü bir gelecek Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile gelecektir.” Şeklinde devam etti.

İçeriği Paylaş: