Haberler HAM MADDE BİZDEN MARKA ONLARDAN

HAM MADDE BİZDEN MARKA ONLARDAN

HAM MADDE BİZDEN MARKA ONLARDAN AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu, “Hayvancılığın merkezi olan Erzurum’da ne etimizi ne sütümüzü değerlendiremiyoruz. Ortaya çıkan rakamlar süt sığırcılığında durumumuz hiç iç açıcı değil” dedi.

AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu, “Trabzon sütü bizden alıyor, tereyağını yapıp marketlerde bize satıyor, et bizden bölgemizde Afyon’a gidiyor, sucuk olarak büyük maliyetlerle bize geliyor. Bakın bir Erzurum tereyağı var mı yok, sucuğu var mı yok, sütü var mı yok. Demek ki bizde bir sorun bir eksiklik var. Evet, biz modern sağım aletleriyle süt toplama işini yapamıyoruz” dedi.Hafta sonunu Erzurum’da bir takım programlara katılarak geçiren Taşkesenlioğlu, tarım ve hayvancılığın gelişmesi konusunda işletme sahipleriyle bir araya geldi. Karşılıklı sorunların masaya tartışıldığı toplantıda, önemli kararlar çıktı. Özellikle süt sığırcılığı ve süt toplama merkezlerinin yeterli olmadığını dile getiren esnafa Taykesenlioğlu, önemli tespit ve önerilerde bulundu.

 

Ham madde bizden ürün diğer şehirlerden

Süt toplama işinde çok eksiğin olduğuna dikkat çeken AK Parti Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu, bölgede pazarlama konusunda büyük sıkıntılar yaşandığını söyledi. Süt sağım aletlerinin yeterli olmadığını dile getiren Taşkesenlioğlu, “Gelin Erzurum’da süt sığırcılığını daha nitelikli hale getirelim. Bir takım araştırmalar sonucunda ortaya çıkan rakamlar çok iç açıcı değil. Düşünün hayvancılığın merkezi olan bir şehirde yaşıyoruz. Yıllarca hayvancılık yapmış geçimini sürdürmüş bir toplumu, ama ne etimizi ne de sütümüzü satabiliyoruz. Ne küçükbaştan ne büyükbaştan bir şey elde edebilmiş değiliz. Bugün Erzurum tereyağını yağını Trabzon’dan alıyor, marketlerde satılıyor. Trabzon’daki hayvancılık ile Erzurum’daki hayvancılık aynı mı? Türkiye’nin hiçbir yerinde Erzurum yağı diye bir kavram yok.  Sütü ben üretiyorum yağı Trabzon, eti ben üretiyorum Afyon sucuğu yapıp bana geliyor. Burada bir yanlışlık var. Maliyet iki katına çıkıp bana geliyor. Bu işte bir eksiklik var. İşte bu yüzden sırt sırta verip, bunları bizlerin yapması gerekiyor. Konya, Çanakkale, Trakya, Sakarya’ya gidiyorsunuz çok büyük tesislerle karşılaşıyorsunuz. Erzurum’da neden olmasın. Niye bizde yok. Artık bugünden sonra var” dedi.

 

Sütü toplayamıyoruz

“Süt toplamada bir takım sorunlar var, mevcut modern sağım aletleriyle gerçekleştiremiyoruz” diyen Taşkesenlioğlu, şöyle konuştu: “Erzurum’da şu anda gezici 500 adet modern sağım aletimiz var, ama yeterli değil, çünkü bin 80 köyümüz var. Yeterli olmasını bekleyemeyiz. Halen daha sütlerin devlet aldığını ve sütün yüzde 40’ının inekte kalarak ziyan olduğunu araştırmacılar söylüyor. İkinci kaybımız toplama, bizim soğuk zincirlerimiz yeterli değil, ürütmek bir marifet ise toplamak daha önemli bir marifettir. Çabuk bozuluyor. Sonra bakıyorsunuz, büyük firmalar gelip bakıyorlar, kaliteli olmadığı için almıyorlar.”

 

Van bunu başardı

Erzurum çivil peynirinin daha yeni yeni markalaştığını ama Van’ın otlu peynirinin çok büyük mesafe kat ettiğine dikkat çeken Taşkesenlioğlu, “Hani ben hayvancılık yapıyordum. Bizim şu an çivil peynirimiz yağ oranı düşük kalsiyum oranı çok yüksektir. İşte yanı başımızda Van’ın otlu peyniri, bizim aşotuna benzeyen bir otla karıştırıyorlar, tadı dünyaya ihraç ediyorlar. Ben Londra’nın en lüks restoranında Van otlu peyniri masanın üzerindeydi. Fark ne iki şey bir pazarlama ve öncesinde onu üretecek kapasiteye sahip olmuşuz. Ahır yapmaya destek olan bir devlet var, yemde ve gübrede KDV’yi bile ortadan kaldırdık. Halen daha bir şeyler yapamıyor gelişemiyorsak kendimize sormamız lazım” şeklinde konuştu.

 

Gençlik demek gelecek demek

Ticaret Borsası toplantı salonundan sonra Taşkeselioğlu, 2023 Gençlik Çalıştayına katıldı. Burada gençlere seslenen Taşkesenlioğlu, “Gençlik demek bugün ve yarının geleceği demek. Bugün girişimcilik neden bu kadar önemli, aslında Avrupa’ya baktığımız zaman en zayıf üleşkelerden bir Türkiye, bunun iki sebebi var. Risk faktörlerini görüp değerlendiremiyoruz, üzerimizde korku ve baskı var, değerlendirsek bile üzerimizde baskı var. Türkiye’nin 1960’dan sonra bozulan siyasi konjonktürün bize hediye etiği bir sonuç oldu, ta ki 2000’li yılların başına kadar. Genç girişimciler Amerika’da gençler oluşturuyor, yüzde 25‘de kadın. Avrupa’ya baktığımızda yüzde 30. Biz Avrupa’nın genç nüfusu olmadığını ve bizim genç nüfusumuzun olduğu övünürüz. 2012-2014 Almanya’da açılın işletmelerin yüzde 8’ini genç girişimcilerden olduğunu duyunca elin adamı yapmış elin türkü niye yapmıyor. Tek yapacağımız şey kendi potansiyelimizi fırsatlara ya da performansa dönüştürmek lazım” şeklinde konuştu.

İçeriği Paylaş: